Sosyal medya ağları, geniş kitlelere ulaşabilmek için en önemli dijital kanalların başında geliyor. Peki sosyal medya yönetiminde nasıl yanlışlar yapıyoruz? 

Sosyal medya ağları önceleri kişisel paylaşım platformlarıydı, zamanla markalar için önemli tanıtım ve gelir yolları haline geldiler. Bu nedenle sosyal medyada sergilenen imaj özellikle markalar için çok önemli hale geldi.

Kişiler, bireysel olarak nasıl birbirlerinin zevklerini, tavırlarını, hayata bakış açılarını sosyal medyadaki davranışlarından öğrenebiliyor ya da tahmin edebiliyorsa, aynı şekilde sosyal medya kanalları üzerinden markaların kendilerini sunuş biçimleriyle onlar hakkında da fikir ediniyorlar. 

Markanızın sosyal medyadaki imajının markanızın karakterini yansıttığını unutmayın. Logonuzu konumlandırma şekliniz, tasarımlarda kullandığınız renkler ve içerikte kullandığınız dil sizi hedef kitlenize anlatıyor. Herkes bir sosyal medya uzmanı veya bir marka uzmanı gibi karşısına çıkan içeriğin eksiğini teknik olarak hemen göremese de, insanlar önemliyi ya da önemsizi, kaliteliyi ya da kaliteli olmayanı, güven vereni ya da güven vermeyeni birbirinden ayırıyor ve sizi bir kategoriye mutlaka koyuyor. Düşünün, her gün ayrı bir renkle, özensiz görsellerle baştan savma bir şekilde karşınıza çıkan bir markayı ne kadar ciddiye alırsınız?

Sosyal medya yönetiminde yapılan yanlışlara göz atalım.

1-Tüm sosyal ağlarda aynı dili kullanmak 

Sosyal medyada birçok sosyal ağ bulunuyor. Facebook, Instagram ve Linkedin kullanımı en yaygın olanlar. Youtube’da çok önemli bir mecra. Video reklamcılığının sosyal medya pazarlamada 2018’in en çok yükselen pazarlama kanalı olduğunu düşünürsek önemi giderek artacak da bir kanal. Bu konuyu ayrıca ele alalım. 

Tüm sosyal medya ağlarında aynı dili kullanmak hatadır. Bir maskeli baloya iş kıyafetinizle gittiğinizi, plajda ayakkabı ile gezdiğinizi hayal edin. Linkedin’de “Happy Weekend” yazan ve üzerinde zıplayan insanlar olan bir paylaşım gördüğünüzde buna yakın bir hisse kapılabilirsiniz. Sosyal medya yönetiminde doğru dili kullanmamakta böyle bir görüntü çiziyor.

Her sosyal ortamın gereklilikleri olduğu gibi, her sosyal medya ortamının da kendine has gereklilikleri var. Bunları iyi analiz etmek ve buna göre içerikler üretmek gerekiyor.

Örneğin Insatagram’ı ele alalım. Yeniliklerle hem bireysel kullanımı hem de firmaların kullanımını arttıran ve şu anda da önemli bir sosyal medya pazarlama kanalı olan Instagram, sektörünüze ya da markanıza ilgi duyan tüketicilerle kişisel hayatlarında karşılaşacağınız mecra. Instagram’da biraz daha samimi bir dil kullanabiliriz. Gülücüklü bir günaydın mesajı için Linkedin’den daha uygun bir mecra. Bu arada Instagram, sosyal medya pazarlamasında markalar tarafından en az kullanılan fakat aslında insanlarla etkileşimin en yüksek olduğu sosyal ağ. Instagram kullanımına yoğunlaşmakta fayda var.

Facebook, dünyada en geniş kitleye ulaşmış ve her türlü tüketici kesiminin olduğu bir sosyal ağ. Burada Linkedin ile aynı görüntüyü sergilemek daha mantıklı bir yol. Yine de emoji kullanımı, espirili dil kullanımı Linkedin’e göre daha esnek olabilir. 

2-Tüm sosyal ağlarda aynı ölçüleri kullanmak

Her sosyal medya ağının bir görsel paylaşım ölçüsü vardır ve bunlar bazen yenilenir. Pazarlamacı ve ajansların bunları bilmesi ve buna göre çalışmaları hazırlatıp onaylaması gerekir. Sosyal medyada dolaşırken dikkat ederseniz farklı ölçülerde birçok sosyal medya paylaşım örneği görebilirsiniz. Özellikle çalışılan sosyal medya ajanslarının bu konuda markaları doğru yönlendirmesi gerekli. 

3- Zamandan bağımsız olmak 

Sosyal medya pazarlamasında yine önemli bir yanlış. Sosyal medyada her sosyal medya ağının kitlelerin kişisel davranışlarına göre analiz edilmiş daha fazla etkileşim alınan paylaşım saatleri var. Sosyal medyayı daha fazla kişiye erişebilmek için kullanıyorsak, daha fazla kişinin etkileşimde bulunduğu zamanlara göre paylaşım yapmalıyız. Küçük araştırmalarla yayın yapılması gereken saatleri bulabilirsiniz. Örneğin Linkedin, ya sabah 07:00- 09:00 arasında ya da akşam 17:00-18:00 saatleri arasında daha fazla etkileşim alıyor. Instagram’da gün gün etkileşim alınan saatler değişiyor. Örneğin 2018 istatistiklerine göre; Pazartesi – 19:00 ve 22:00, Salı – 03:00 ve 22:00 saatleri gibi. 

4- Farklı yazı fontları kullanmak 

Sosyal medyada paylaşımlarımızda kullanacağımız yazı tiplerini belirlememiz ve bunun dışına çok çıkmamamız gerekiyor. Kullanılacak genel renklerin, konseptlerin yanında yazı tipleri de büyük önem taşıyor. Sadece kullandığınız yazı tipi ile tüketicilerin aklında kalabilirsiniz. 

5- Özensiz ve düşük çözünürlüklü görsel tasarımlar 

Görsel seçimi kadar görselin kalitesi de çok önemli. Sosyal medya paylaşımı hazırlamak tümüyle değerli bir içerik yaratmak anlamına geliyor ve bu içerik firmanızı yansıtıyor. Siz sürekli özel tasarımlar yaptırabilir veya hazır görseller kullanabilirsiniz. Önemli olan içeriğin kalitesi ve aynı tarzın sürekliliğidir.

Toparlamak gerekirse; sosyal medya pazarlamasında şirket hesaplarını doğru yönetmek, doğru içerikler yaratmak ve belirli kurallara bağlı olarak bir disiplin içinde paylaşımlar yapmakla mümkün. Neden bu kadar önemli olduğuna gelince, ölçülerin, belirlediğimiz konseptlerin, renklerin ve kullanacağımız dilin sürekliliği marka bilinirliği açısından çok büyük önem taşıyor. Yanlış sosyal medya yönetimi de aslında markalara yarardansa büyük zarar veriyor.

“Sosyal medya, markanız ile tüketiciler arasında duygusal bağ kurabilmeniz için önemli bir kanaldır.”

E-Bültenimize üye olun.

İçeriklerimizi takip edin, pazarlama gözünüzü hep açık tutalım.

Teşekkürler. Formunuz bize ulaştı.
Bir hata oluştu. Lütfen tekrar deneyin.

İletişim ve kampanya duyuruları için Privacy Policy kabul ediyorsunuz.